ana menü
Anasayfa
Güncel
Konular
Aile Kadın
Sesli Bilgi
Oku Dinle
Döküman
Download
Sayfalar
Dini Sözlük
Namaz Sureleri
Hadis Bahçesi
Dualar Pınarı
Masaüstleri
Uydudan Kıble
Sorduklarınız
Sitede Arama
Bizimle irtibat
Siteyi Önerme
Konuk Defteri
spacer
çocuk bahçesi
Müslüman Çocuk
Elif-ba Öğren
Sûreler Tâlimi
Çizgi Filmler
Harika Çocuklar
Ufkumu Aydınlat
Hikaye ve Masal
Tarih Sayfaları
Çocuk Radyosu
Nasreddin Hoca
Hacivat Karagöz
Fıkra Dünyası
Bilmeceler
Tekerlemeler
Çeşitli Maniler
Yanıltmacalar
Cinas - Telmih
Oyun Parkı
Yapbozlar
Flash Boyama
Dosya Çantam
Çocuk Defteri
spacer
gelişim basamakları

2 - GELİŞİM BASAMAKLARI (Başlıklar)
• Çocuğun genel gelişimine neler etki eder?
• Bebeklerin genel gelişim basamakları nelerdir?
• Çocuğumun cinsel konulardaki merakını ve cinsel gelişimini nasıl yönlendirmeliyim?
• Zamanında konuşmaya başlamayan çocukta dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?
• Çocuklar hangi gelişme alanlarında desteklenmelidir?


ÇOCUĞUN GENEL GELİŞİMİNE NELER ETKİ EDER?
Çocukların genel davranış özelliklerini anlamak, onların ruh dünyalarına inmek, gerçekten her anne babanın yapabildiği bir şey değildir. Bazı anne babalar, çocuklarının sadece fiziksel bakımlarına yönelik beslenme, barınma, sağlık problemleri gibi etkenleri gözetirken; onların olaylar karşısındaki düşünceleri tepkileri, yorumları, üzüntüleri, sevinçlerini hesaba katmazlar. Görüştüğüm Amerikalı bir sağlık görevlisi şunu söylüyor: "Acil sağlık müdahaleleri yaparken olaylardan çocukların etkilendiğini, bazı psikolojik problemlerin oluştuğunu görüyorum, anne babalara veya çocuğa bakan kişilere çocukların sıkıntılarından bahsettiğimde "Onlar çocuk ne olacak ki..." diyorlar. "Ben buna dayanamıyorum, onların da ruh dünyası var." şeklinde yakınıyordu.

Hatta günümüzde bırakın ruhsal sorunları, 2000'li yıllara girdiğimiz bu dönemde, dünyada milyonlarca çocuk, kötü bakımdan, basit sağlık sorunlarından, kazalardan, salgın hastalıklardan, anne baba ihmaline bağlı nedenlerden hayatını kaybediyor. Güneydoğu Anadolu'da ve Doğu Anadolu'da pek çok çocuğa temel sağlık hizmetleri ulaştırılamamaktadır.

Her çocuğu ayrı bir dünya olarak kabul edip, onların ruhsal sorunlarına inebilmek, ancak eğitimle, anne babanın bilinçlendirilmesiyle mümkündür. Okumayan bir toplum olduğumuzu burada itiraf etmeliyiz. Çocuk yetiştirmek için kaç kitap okuduk? Kaç kursa katıldık? Hiç bu konuda profesyonel bir kişiden yardım aldık mı? Ayrıca çocukların yaşadıkları ortamları, çevre imkânları, devletin sağlayacağı imkânların çeşitliliği ve kalitesi bu sorunların oluşması sürecinde etkili olabilmektedir.

Çocuğun gerektiği şekilde yetiştirilmesi, onun topluma hazırlanması için gereken etkenler arasında; anne babanın hayatın ilk gününden itibaren çocuk ile etkileşimi, konuşmaları,

ğa yönelik tutumları, anne baba dışındaki bakıcılar, aile ortamı, medya, okul, çevre, toplum sayılabilir.

Anne babalar, çocuklarının normal bir şekilde sosyal, kişilik ve mental-motor gelişimlerinin (zihinsel ve bedensel gelişim) olması ve sağlıklı bir psikolojik yapıya kavuşmaları için şunları yapmalıdırlar:

- Dengeli eğitim ve yaşma uygun yönlendirme
- Anne babanın kendi aralarındaki söz ve davranış birliği
- Çocuğa karşı aşırı hoşgörü ya da disiplin uygulamalarından kaçınmaları
- Olaylar ve ilerleyen süreç içerisinde davranış olarak tutarlı olmaları, farklı tepkiler vermemeleri
- Çocuğa tepkilerin abartılı olmaması
- Güzel ve faydalı şeylerde çocuğun davranışlarının onaylanması
- Hatalı durumlarda uygun bir şekilde cezalandırılmaları
- Yapılan yanlışların nedenini mantık çerçevesinde açıklamaları
- Onlara değer vermeleri ve bunu hissetirmeleri
- Kişilik yapılarına saygılı olmaları
- Onlara söz hakkı tanımaları
- Sevildiklerini hissettirmeleri
- Onlara güven duygusunu aşılamaları
- Sosyal ve psikolojik gelişimini yakından takip etmeleri
- Gösterdikleri davranış problemlerine karşı duyarlı olmaları
- Kendi psikolojik çatışmalarını çocuklara yansıtmamaları tüm anne-babalara düşen temel görevdir.
Yukarıdaki hususlara dikkat edildiği takdirde daha sağlıklı bireyler yetiştirebiliriz.


BEBEKLERİN GENEL GELİŞİM BASAMAKLARI NELERDİR?
1- MOTOR GELİŞİMİ VE ÖZELLİKLERİ
İlk 3 ay içinde:
Sözleri ile hareket eden şekilleri takip edebilir. Kucağa alındığında kafasını dik tutabilir. Yüz üstü yatarken kafasını bir miktar yukarı kaldırabilir ve yanlara çevirmeye çalışır. Kollarını hareket ettirebilir, ellerini yumruk hâline getirebilir.

3 - 6 ay arasında:
Nesne ve oyuncakları yakalamaya, onlara uzanmaya çalışır, eline aldığı nesneleri ağzına götürmeye çalışır. Hoşuna giden nesnelere uzanmaya çalışır. Kafasını yüz üstü yatarken tam dik kaldırabilir. Kafasını tutabilir.

6 - 12 ay arası:
Oturabilir, emekleyebilir, tutunarak ayağa kalkabilir. 12. ayın sonuna doğru ayakta çok kısa süreli durabilir. Ayakta tutulduğunda ayaklarını hareket ettirerek, ufak eşyaları ve oyuncakları iterek yuvarlayabilir. Elleri arasında oyuncak geçişi yapabilir. Sırt üstü yatarken düz dönebilir. İşaret parmağı ile nesneleri gösterebilir.

12 -18 ay arası:
Yürür, elinden tutulduğunda merdiven tırmanır. Ayakta iken çömelebilir. Ayağı ile topa vurabilir. Yere doğru eğilir. Destekle zıplayabilir. Kaşığı rahatlıkla tutabilir.

18 - 24 ay arası:
Kapıyı açabilir, kendi başına merdivenden inip çıkabilir. Bir elini daha çok kullanmaya başlar. Oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıkla kullanabilir (2-3 küpten kule yapabilir).

2 - 3 yaş arası:
Düşmeden koşabilir. Merdivenden rahatlıkla kendi başına inip çıkabilir. Oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıkla kullanabilir. Düğmesini açabilir. Üç tekerlekli bisikleti sürebilir.

Tek ayak üstünde kısa bir süre durabilir. Bardakla suyu taşıyabilir. Yürürken engelleri adım atarak rahatlıkla geçer. Rahatlıkla çtimelip kalkabilir. (Seri geri yürüyebilir.

3 - 4 yaş arası:
Tek ayağı üzerinde uzun süre durabilir, ayakkabısını giyer, kendini doyurabilir, düz çizgi çizebilir, tek başına dolaşmaya çalışır, çift ayakla 40 cm sıçrayabilir, öne takla atabilir, yardımsız kaydıraktan kayabilir, çömelip kalkma hareketini rahatlıkla yapabilir, oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıkla kullanabilir, 40-50 cm'den aşağı atlayabilir, tek ayakla sıçrayabilir, müzik ile beraber tempo tutup, vücudunu hareket ettirebilir. Ayrıca zıplayan topu eli ile tutma, kâğıttaki şekilleri boyama, 3-4 renk eşleştirebilme, aynı kartları eşleştirebilme, bazı harfleri eşleştirebilme, artı eksi yapabilme gibi aktiviteler yapabilir.

4 - 6 yas arası:
Makasla kâğıtları kesebilir, bakarak 1'den 8-9'a kadar sayıları yazabilir, öğretilirse adını yazabilir, sek sek oynayabilir, üçgen ve kareyi kopyalar, kendi giyinir kendi soyunur, ayakkabısını bağlar, yüzünü yıkar, dişini fırçalar, altı yaşında iki tekerlekli bisiklete binebilir, el becerileri gözle görülür bir şekilde gelişir.

2- DİL GELİŞİMİ VE ÖZELLİKLERİ
İlk 3 ay içinde:
Sese karşı tepki verir, agulama şeklinde sesler çıkarabilir. Tanıdık kişi ve eşyaları görünce ellerini sallar, gözü ile takip eder. Kendi kendine gülümseyebilir. Müziğe ve konuşmaya karşı tepki verir. Kendi kendine oynarken bazı heceleri tekrarlar, dudakları ile p, b, m gibi harfleri çıkarmaya çalışır.

3 - 6 ay arasında:
Çevresinde konuşan kişileri arar, ağlarken konuşulunca rahatlar. Agulama şeklinde iletişim kurar. Yüksek sesle güler, kendine göre ağlama dışında heceler de kullanır.

6 - 12 ay arası:
Annenin sesini taklit etmeye çalışır, "cee" oyunu oynar, bazı eşyaları ses çıkartmak için kullanır; "ma-ma, da-da" gibi sesleri rahatlıkla çıkarır. 12. aya doğru "baba, mama" der. Oyuncakları ve kişiler ile anlamsız dahi olsa konuşmaya çalışır.

12 - 18 ay arası:
Hızla yeni kelimeleri öğrenmeye devam eder. Her gün gördüğü cisimleri adlandırmaya ve onları rahat tanımaya başlar. İnsanlar ile ilişki kurarken anlamlı kelimeler kurar. Ailenin öğrettiği kelimeleri kendi kendine tekrarlar. 18. aya doğru iki komutu üst üste anlayıp yerine getirir. (Bardağı al, mutfağa götür, gibi ).

18 - 24 ay arası:
İki kelimelik cümleler kurmaya başlar. Tanıdıklarının ismini bilir. İsteklerini rahatlıkla ifade edebilir. İkiden fazla komutu anlar ve yerine getirir. 24. aya doğru üç kelimelik cümlelerle konuşur .

2 - 3 yas arası:
Tanıdığı yetişkinler ile rahatlıkla sohbet eder. Reddetme ifadesi kullanabilir. Cümle yapısı, erişkin cümle yapısına benzemeye başlar. Vücudunun parçalarını rahatlıkla tanır. Bütün komutları yerine getirebilir. Kelime hazinesi hızla artar.

3 - 4 yaş arası:
Konuşma ve cümle kurması erişkinlere iyice benzemeye başlar. Kendine ait yaş, soyad gibi özellikleri bilir, ezberlediği şarkı sözleri vb. rahatlıkla söyler. Erişkinler ile rahat sohbet edebilir.

4 - 6 yaş arası:
grup hâlinde olan konuşmalara katılır. Hikâye ve masal anlatır. Sayı sayar, kelime hazinesi iyice artmıştır. Sıfatları rahat kullanmaya başlar, cümle yapısı ve şekli erişkinlerinkine çok benzer. İsteklerini ayrıntılarıyla anlatabilir.


3- SOSYAL VE KİŞİLİK GELİŞİMİ ÖZELLİKLERİ
İlk 3 ay içinde:
Anneyi tanıyarak tepki verir. Konuşulunca dinler, kucağa alınınca susar, nesneleri takip eder, gülümser.

3-6 ay arasında:
Anne babasına sarılır. Nesneleri ve yiyecekleri ağzına götürür. Kendiliğinden gülümser, elini uzatır.

6 -12 ay arası:
Oyuncakları ile oynayabilir, "cee" oyunu oynar, karşılıklı oyun oynar. Yabancıları tanır, tanıdıklarına ses çıkartır. Anneden ayrı kalınca endişelenir. "Baba, mama" gibi kelimeler ile iletişime geçmeye çalışır.

12 - 18 ay arası:
Kendi kendine bardakla su içebilir, kaşıkla yemek yiyebilir. Oyuncaklar ile etkileşimi artar. Giyimine yardım eder, ayakkabı ve çorabını çıkarabilir. Müzik ile beraber tempo tutabilir, istemediği şeyleri belli eder.

18 - 24 ay arası:
Tuvaletini söyleyebilir. İstendiğinde ufak komutları yerine getirerek erişkinler ile etkileşime girer. Taklide dayalı oyunlar oynar (bir kutuyu araba şeklinde sürmek gibi). Çocuklara ilgisi artar, oyuncaklarını paylaşır. Zaman zaman da oyuncaklarını diğer çocuklardan kıskanır. Rahat su içer, yemek yer.

2 - 3 yaş arası:
Evcilik oynar, çatal kullanır. Giyimini kendi başına yapabilir. Tuvaletini haber verir. Bazı arkadaşlarına daha fazla ilgi gösterir.

3 - 4 yaş arası:
Diğer çocuklar ile etkileşim ve iletişimi iyice artmıştır. Yetişkinlerin söylediklerinin büyük çoğunluğunu anlar. Oyunlardaki kurallara uymaya çalışır. Kıyafetlerinin tamamını çıkarabilir. Gece tuvalet kontrolünü sağlayabilir. El yüz yıkama, diş fırçalama işlerini yapar.

4 - 6 yaş arası:
Sosyal hayata adapte olmaya çalışır, etrafla etkileşimi iyice artar. Arkadaşları ile uyumu artar. Televizyonda bazı programlan takip eder. Kendine has özellikler belirir, masal anlatabilir.


ÇOCUĞUMUN CİNSEL KONULARDAKİ MERAKINI VE CİNSEL GELİŞİMİNİ NASIL
YÖNLENDİRMELİYİM
?
Anne babaların merak ettikleri konulardan bir tanesi de çocukların cinsel gelişimidir. Çocuğun normal psiko-sosyal gelişimi içerisinde araştırma, merak ve bununla birlikte öğrenme çok önemli bir yer tutar. Çocuğun normal gelişiminde ve ileriki hayatında sıkıntı olmaması için seviyeye uygun bilgi verilmesi gerekir.

Çocuklar, genelde 2-3 yaşlarından itibaren ilgilerini önce kendi cinsel organlarına, ardından çevredeki cinsel konulara yöneltirler. Bu normal bir gelişim sürecidir. Bununla birlikte bu konular ile ilgili anne babaya sorular yöneltirler. Bu sorular konusunda anne babalara temel olarak şunu öneriyoruz: Çocuğun yaşına uygun bir şekilde merak edilen konuyu veya yapılan davranışı açıklamaya çalışınız. Ama asla yalana ve anlaşılmaz yollara başvurmadan, sade ve anlaşılabilir örneklerle bunu anlatınız. Bu açıklamalardan çocuklar, ancak yaşları ve birikimleri ölçüsünde bir şeyler anlayabilirler. Anne babaların, sorular karşısında paniğe düşmesi, cevap vermemesi veya çok karışık açıklamalar yapması, çocukları daha da meraklandırır ve bu sorunu da hâlletmez.

Anne babaların, çocuğu bu konularda terslemeleri veya çocuğun sorusu karşısında yanlış ve tutucu tavırlar göstermeleri onun cinsel gelişimini kötü yönde etkiler. Bu sorular ve aşamalar, genelde her çocuk için ayrı zamanlarda gelişir ve çevre faktörleri ile değişir. Örneğin; başka bir anneyi çocuğuna süt verirken gören çocuk, bu konuda merakını anne babasına yönelik sorulara ve oyunlarına yansıtır. Bu konuda kendisinin bilgilendirilmesini bekler. Bu durum, onun normal gelişim sürecidir.

Anne babalar çocuklarının bazı davranışlarını uygun olmayan hareketler olarak algılayabilirler. Örneğin; 2-3 yaşındaki çocuğun kendi cinsel organı ile oynaması (çok aşırı olmamak şartı ile), evde ara sıra çıplak dolaşmaya çalışması, annenin, babanın veya başka insanların cinsel organlarını merak etmesi normal sınırlarda sayılır. Bu türlü davranışlar, çocuk yargılanmadan ve suçlanmadan düzeltilmeye çalışılmalıdır.

Uygun olmayan cinsel davranışlar sergileyen çocuklar ile konuşulmalı ve bu davranışın uygun olmadığı anlatılmalıdır. Çocuğun bazı davranışlarına aşırı tepki göstermek olumsuzluğu pekiştirir. Yanlış davranışı aşırı derecede büyütmemek gerekir.

Çocuğun başkalarının cinsel organlarına ilgi göstermesi durumunda ona, buraların kişilere özel yerler olduğu ve bu durumun karşıdaki kişiyi rahatsız edebileceği anlatılmalıdır. Aynı şekilde, kendisinin özel yerlerine başkalarının dokunmasının da yanlış olduğunu ve bu konuda kişilere saygı gösterilmesi gerektiği anlatılmalıdır. Çocuğun bazı konularda gereğinden fazla bilgilendirilmesi ve uygun olmayan bazı şeyleri görmesi, çocukta cinsel olarak çok erken uyarılara neden olabilir. Bu durum çocuğun cinsel gelişimi açısından sakıncalı olabilir.

Çocukların cinsel eğitimi ve bu eğitimin süresi, yaşa uygun olarak ergenlik yıllarına kadar sürer. Bu durumda kız çocukları için anne, erkek çocukları için baba iyi bir öğretici olur. Eğer bazı konularda gerekli eğitim verilmez ise çocuk etraftan duyduğu yanlış ve gereksiz bilgiler ile kendisini sıkıntıya sokabilir. Eksik kalan eğitim ve bilgilendirme, çocukta yanlış düşüncelere, korkulara ve ilerleyen yıllarda sorunlu bir cinsel gelişime neden olabilir.

Çocukların gelişim sürecinde cinsel konular veya yaşa uygun meraklar, yerini anormal ve çok abartılı cinsel davranışlara bırakırsa veya bu durum, çocuğun oyunlarında çok farklı ve sıra dışı bir şekilde ortaya çıkarsa, o zaman bazı sorunlar var demektir, Bu durumda anne baba veya başka birinin, yaşa uygun olmayan cinsel eğitiminin veya küçük bir ihtimal de olsa çocuğa yönelik cinsel istismarın olabileceği akla gelmelidir. Bu konuda anne babalar dikkatli olmalıdır. Çocuk psikiyatristi ile durumu değerlendirmeleri gerekir.

Örneğin; bir çocuk sürekli cinsel organı ile oynuyor, başkalarının cinsel organlarına dokunmaya çalışıyor veya uygunsuz durumlarda sürekli soyunup çıplak dolaşmaya çalışıyorsa cinsel istismar olup olmadığını değerlendirmek gerekir. Normalden çok farklı olarak çocukların erişkinleri tamamen çıplak görmesi de çocuklar için uygun olmaz ve cinsel istismar söz konusu olur. Çocukların önünde cinsel içerikli TV programları izlemek bir nevi cinsel istismar sayılır. Yaşından ve zamanından önce tanışılan bu türlü konular, çocukları gereksiz zihinsel meşguliyete, erken uyarılmaya iter.

Burada bir örnek aktarmak istiyorum: "Kağan 4 yaşında ve akıllı bir çocuktur. Evin tek çocuğu olmasından dolayı, sürekli el bebek gül bebek yetiştirilmektedir. Kağan'm son zamanlarda aşırı derecede cinsellik ile ilgili soruları olmaktadır. Aynı zamanda etrafındaki küçük çocukların sürekli kıyafetlerini çıkarmak istemektedir. Kağan'ın annesi bu aşırı ilgiyi anlar ve onunla konuşmaya çalışır. Kağan en sonunda televizyonda çıplak insanlar

gördüğünü ve onlar gibi yapmaya çalıştığını annesine söylemiştir. Daha sonra televizyon yayınlarına dikkat edilmesi, Kağanla uygun bir şekilde konuşulması ile bu davranışlar zamanla azalmıştır. Kağan günden güne cinsellik konusuyla daha az meşgul olmaya başlamıştır."


ZAMANINDA KONUŞMAYA BAŞLAMAYAN ÇOCUKTA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER NELERDİR?
Konuşma ve dil gelişimi, iletişim ve sosyal hayatın en önemli öğesidir. Kişi iletişim araçları ile kendini ifade eder, hayatını devam ettirir. Konuşma ve iletişimin eksik kaldığı bir hayatta bir çok sıkıntının gelişmesi mümkün olur. Çocuk, doğduğu günden itibaren sürekli olarak psiko-sosyal ve psiko-motor gelişim süreci içerisindedir. Konuşma da belli ölçüde doğumdan itibaren gelişmeye başlar. En ideal olanı çocuğun yaşına uygun konuşma becerisine kavuşması ve bu yönde herhangi bir gelişim problemi oluşmamasıdır.

- Çocuğun zamanında konuşması
- Psikolojik gelişimin aşamalarının düzenli olması
- Çocuğun sosyal ilişkilerinin ve gelişiminin normal olması
- Zekâ ve öğrenme kapasitesinin normal seviyeye gelmesi
- Ulaşması gereken gelişimsel dönemlere varması
- Kendini ifade edebilme ve anlama yeteneğinin gelişmesi için gereklidir.

Konuşma bu kadar önemli olduğuna göre, isterseniz konuşmanın zamanını ve bunu pozitif ya da negatif yönde etkileyen unsurları gözden geçirelim.

Genelde bütün çocukların konuşması ve dil gelişiminin olması için yapısal olarak sinir sistemi, sinir sistemi ile dil kasları arası yollar, ağız, damak, dudak, diş yapısının doğuştan normal olması gerekmektedir. Bunlardaki herhangi bir doğumsal sıkıntı, eksiklik veya sonradan oluşabilecek bozukluk, çocuğun konuşmasını negatif yönde etkileyecektir. Normal anatomik yapıyı kötü yönde etkileyebilecek birçok hastalık mevcuttur. Bu hastalıkların hamilelik döneminde annede ve çocukta görülmesi sonrası çocukta oluşması ile anatomik yapı bozulabilir. Bu hastalıkları tek tek saymak oldukça uzun ve kapsamlı olduğundan, fazla ayrıntıya girmeden temel konuları aktarmak istiyorum.

Çocuklar, genelde ilk altı ayda yavaş yavaş heceler çıkartmaya başlar (ma ma, ba ba, da da vb.). 12. aydan itibaren kelimeler çıkmaya başlar (anne, baba, mama, dede vb.). 18. aydan itibaren de cümle kurmaya başlar (anne gel, baba ver vb.). Bu gelişim dönemlerinin çok gerisinde kalan çocukların genel olarak konuşma yönünden incelenmesi gereklidir. Çünkü geç konuşma, çocuğun zekâ ve sosyal gelişimini kötü yönde etkileyecektir. Bazı çocuklarda hiçbir problemi (anatomik ve psikiyatrik) olmadığı hâlde konuşmaya geç başlamaktadır. Anne babalara tavsiyemiz, belli bir dönem beklendikten sonra hâlâ konuşmayan çocukları için çok geç kalmadan gerekli tetkikleri yaptırmalarıdır.

Konuşmaya negatif etki eden, yani geç konuşmaya neden olan ya da istenen konuşma seviyesini engelleyen durumları belirtmek yerinde olur. Bunun en sık karşılaşılan nedenleri arasında zekâ sorunları sayılabilir. Zekâ olarak yaşıtlarına göre geri olan çocuklar, yaşıtlarından daha geç konuşmaya başlayacaklardır.

İşitme sorunu olan çocuklar, dış dünyadan hiç bir ses işitmedikleri ve uyaran almadıkları için konuşmama sorunu onlarda da yoğun bir şekilde görülebilir. Çocuğun konuşma mekanizmasının ve yeteneğinin gelişmesi için dış dünyadan ses uyarı alması, bunları algılaması, yorumlaması, ayırt etmesi ve bunun sonucunda ona benzer sesleri çıkartması gereklidir. O nedenle konuşmayan çocuklarda işitme yönünün incelenmesi uygun olur. Özellikle sık olarak otitis media (orta kulak enfeksiyonu) geçiren çocuklar için bu konuda dikkatli olunmalıdır.

Konuşmaya negatif etki edecek diğer bir durum ise çocuğun görme sorunu olmasıdır. Bu durum işitme sorunu kadar probleme yol açmasa da çocuğun etrafında olup bitenleri görmesi, nesneleri tanıması, adlarını öğrenmesi, diğer çocuklara uyum sağlaması açısından, görme özrünün olması, konuşmayı da olumsuz yönde etkilemektedir.

Bir başka neden olarak sık havale ve epilepsi geçiren çocukları söyleyebiliriz. Bazı çocuklar, normal konuşmaya başladıkları hâlde, hatta bazı cümleleri yeni yeni kurmaya başlarken, geçirdikleri havaleler ve epileptik nöbetler onların beynindeki işitme ve konuşma merkezini veya ilgili bölümleri zarara uğratabilmektedir. Bu durum, konuşma açısından ciddî sorunlara yol açabilmektedir. Bu nedenle anne babaların çocuklarının havale geçirmesini engellemeleri önemlidir. Bu durumu olan çocuklarda EE6 (elektroensefalografi) çekilerek ve nörolojik muayene yapılarak kolaylıkla havaleye bağlı sorunlar tespit edilebilir.

Ayrıca kendi hâlinde olan, çok fazla uyarı almayan çocuklarda, geç konuşma ve iletişim sorunları olabilmektedir. Çocuğun doğduğu andan itibaren insanlar arasında olması, onunla konuşulması, sevilmesi, oyun oynanması onun gerekli çevresel uyarıları alarak konuşmasını hızlandıracaktır. Diğer yandan etrafında fazla insan bulamayan, kendi hâlinde kalan çocuklarda bu gelişim yavaş olabilmektedir.

Yukarıda sözü edilen soruna paralel olarak özellikle 0-4 yaşlarda televizyon izleyen (saatlerce müzik, reklâm izleme) çocuklarda:

- Dış dünyadan kopma
- Kendi hâlinde olma eğilimi
- İnsanlardan ve insanlar arası ilişkilerden uzaklaşma
- Nesneler ile daha fazla ilgilenme
- Duygusal alışverişten vazgeçme
- Konuşmama
- Yaşıtları ile ilgilenmeme
- Seslenince bakmama

Tekrarlayıcı davranışlar gibi bir durumun olduğu bir psikiyatrik tablo gelişebilir. Buna bağlı olarak çocukların konuşması gelişmez veya geliştikten sonra gerileyebilir. Bu durum, geç fark edildiği zaman konuşma sorununun yanı sıra birçok sorunun eşlik ettiği otistik özellikler gelişebilir. Anne babaların bu kritik (0-4 yaş) çok fazla televizyon izlettirmekten kaçınmaları yerinde olur.

Ayrıca düzenleme bozuklukları, yaygın gelişimsel gerilikler, kronik depresyon, çocukluk çağı psikozları gibi birçok hastalıkta ve merkezîsinin sistemini tutan hastalıklarda konuşma sorunları yaşanmaktadır.

Çocuğun konuşma ve iletişim yönünde gelişimini hızlandırmak için yapılabilecekler (yukarıda sözü edilen hastalıklar ve bedensel sorunlar çözüldükten sonra):

Çocuğa sevgi ve huzur dolu bir aile ortamı hazırlamak Çocuk ile ilgilenmek ve sevildiğini hissettirmek

- Çocuğun bedensel ihtiyaçlarına (yemek, uyku, koruma vb.) cevap vermek
- Çocuk ile yaşı ne olursa olsun, sık sık konuşmaya çalışmak
- Yaşma uygun bir şekilde onun ile oyun oynamak
- Çocuk ile birlikte vakit geçirmek
- Onun dengeli ve düzenli beslenmesini sağlamak
- Onun kendi hâline kalmasına izin vermemek
- Mümkün olduğunca yaşıtları ile birlikte oyun oynamasını sağlamak
- İnsanlar arasında sık sık bulundurmak
- Ona hikâye, masal anlatmak, ninni söylemek
- Onun size gönderdiği konuşma ve ses mesajlarına cevap vermek
- Bir nesneyi eline aldığında bu nesne ile ilgili ona bir şeyler anlatmak (çocuk 3-4 aylık bir bebek olsa bile)
- Televizyon karşısında çok uzun süre kalmasını engellemek (0-4 yaş)
- Onun ile konuşurken ses tonunu iyi ayarlamak Onun işaret ile gösterdiği istekleri onunla konuşarak yönlendirmek, anlatmasını sağlamak (yaşma uygun olarak)
- Onun fikirlerine değer vermek onun ile sık sık dertleşmek (yaşına uygun olarak)
- Onun kendine güvenini artırmak
- Onun sık sık sosyal ortamlarda bulunmasını sağlamak
- Kalabalık içinde onun konuşmasını teşvik etmek
- Konuştuğunda onu cesaretlendirmek
- Onun yaşma uygun bir eğitim almasını sağlamak
- Günlük belli bir zaman ayırarak onun ile resimler üzerinde bol bol konuşmak
- Ondan yaşına uygun olarak hikâye, masal anlatmasını istemek
- Konuşma zorlukları gördüğünüzde onun dikkatini konuşma zorlukları üzerine çekmemek


ÇOCUKLAR, HANGİ GELİŞME ALANLARINDA DESTEKLENMELİDİR?
Çocuklar, gelişmelerine bağlı olarak bireyselleşme süreci yaşarlar. Bu bireysellesme ile çocukların bilişsel, motor, dil ve sosyal gelişimi belli bir süreç içerisinde ilerleme gösterir. Bu gelişim basamaklarını engelleyebilecek değişik faktörler çocuğun sağlıklı gelişimini olumsuz yönde etkiler. Çocuklar, bazı dönemlerde anne babalarının korumasına, desteğine ve yardımına ihtiyaç duyarlar. Bu destek yaşma uygun olmayan tarzda, gerektiğinden fazla olursa çocuklarda bazı psikolojik sorunlara yol açabilir. Erişkinler tarafından sağlanan aşırı destek ve yardım bu gelişme alanlarını olumsuz etkileyebilir.

Çocukların bu temel alanları yaşlarına uygun görevler ve bunların desteklenmesi ile geliştirilmeye çalışılmalıdır. Her yaş grubuna yönelik temel gelişim alanlarına uygun faaliyetler ve günlük etkileşimler çocuğun bu alanlarda olumlu bir gelişim göstermesine neden olur. Çocuk, aileden başlayarak bu gelişim alanlarında olumlu kazanımlar ile yaşına uygun bir şekilde gelişir. Bu gelişim alanları (bilişsel, motor, dil, sosyal) aksadığı durumlarda gerekli pedagojik eğitim ile desteklenebilir. Bu gelişim alanlarının genel olarak etkileyen sorun zekâ problemleridir. Bu alanların etkilenmesi sonucu, bazı bedensel ve psikiyatrik hastalıklar ortaya çıkabilir. Çocuğunuzda gelişim geriliği hissettiğinizde bir uzmana başvurmanızda yarar vardır.


spacer
açiklamali bölümler
Açıklamalı Bölümler
spacer
gorsel multimedia
Nasihat Öğütler
Namaz Dersleri
Pratik Elif-ba
Kolay Elif-ba
Kur'an Dersleri
Takipli Kur'an
Evliya Filmleri
Dini Sohbetler
Dini Menkıbeler
İlahi Kasideler
spacer
sesli multimedia
Tefsir Dersleri
Riyazus Salihin
Tam İlmihal Sesli
Mektubat Rabbani
Sesli İslam Tarihi
Peygamberimiz
Evliya Hayatları
Nasihatler
Bahri Kasideler
İlahi Kasideler
Sesli Sohbetler
Seslendirmeler
Ezan-ı Şerifler
İslami Şiirler
Tarih Serisi
Mehter Marşları
Telefon Zilleri
spacer