ana menü
Anasayfa
Güncel
Konular
Aile Kadın
Sesli Bilgi
Oku Dinle
Döküman
Download
Sayfalar
Dini Sözlük
Namaz Sureleri
Hadis Bahçesi
Dualar Pınarı
Masaüstleri
Uydudan Kıble
Sorduklarınız
Sitede Arama
Bizimle irtibat
Siteyi Önerme
Konuk Defteri
spacer
çocuk bahçesi
Müslüman Çocuk
Elif-ba Öğren
Sûreler Tâlimi
Çizgi Filmler
Harika Çocuklar
Ufkumu Aydınlat
Hikaye ve Masal
Tarih Sayfaları
Çocuk Radyosu
Nasreddin Hoca
Hacivat Karagöz
Fıkra Dünyası
Bilmeceler
Tekerlemeler
Çeşitli Maniler
Yanıltmacalar
Cinas - Telmih
Oyun Parkı
Yapbozlar
Flash Boyama
Dosya Çantam
Çocuk Defteri
spacer
psikiyatrik sorunlar a

9 - PSİKİYATRİK SORUNLAR - A (Başlıklar)
• Çocuğum gece kaldırmama rağmen altını ıslatıyor, ne yapmalıyım?
• Çocuğum çok fazla içine kapanık ne yapmalıyım?
• Çocuğum aşırı hareketli, bunun nedeni ne olabilir?
• Çocuğumun başkalarının yoğun etkisi altında kalmadan kendini ortaya koyması ve normal kişilik gelişimi için ne yapabilirim?
• Çocuklarda görülen kekemelikle ilgili hangi önlemleri almalıyız?
• Çocuğum hiperaktif olabilir mi?
• Çocuklardaki tik durumunda nelere dikkat edilmelidir?
• Çocuğumda depresyon olabilir mi?
• Sosyal fobi belirtileri nelerdir?
• Çocuklardaki madde bağımlılığının sebepleri neler olabilir?
• Çocuğumda genel telâffuz zorluklan var ne yapmalıyım?


ÇOCUĞUM, ÖECE KALDIRMAMA RAĞMEN ALTINI ISLATIYOR, NE YAPMALIYIM?
Altını ıslatma anne babaların karşı karşıya kaldıkları problemlerden bir diğeridir. Özellikle belli bir tuvalet eğitimi aldıktan ve tuvalet alışkanlığı kazandıktan sonra, çocuğun altını ıslatmaya başlaması daha çok psikolojik nedenleri akla getirir. Eğer herhangi bir stres etkeni var ise tuvalet alışkanlığının bozulması görülebilir. Ancak çocuk bebekliğinden beri hiç tuvalet kontrolü sağlayamamışa, o zaman genetik ve bedensel etkileri de psikolojik etkilerin yanında düşünmek yerinde olur.

Çocuk, altını ıslatmaya başladığında anne babalar endişeye kapılmadan çocuğun durumunu gözden geçirmelidir. En önemlisi çocuğun herhangi bir stres etkeni altında olup olmadığına dikkat edilmelidir (kardeş doğumu, anne baba geçimsizliği, arkadaş sorunları, okula, kreşe başlama, göç, yakın kaybı, anne babadan ayrı kalma, kronik hastalıklar, doğal afetler vb.). Çocuğun psikolojisi değerlendirilmeli ve uygun müdahale ile stres etkeni ortadan kaldırılmaya çalışılmalıdır. Burada yakın geçmişte somut olarak gördüğüm bir örneği vermek istiyorum: Adapazarı'nda deprem sonrası bir kısım çocuklarda daha önce olmamasına rağmen altını ıslatma probleminin oluştuğunu gözlemledim. Bu durum yaşanan olayın stresine karsı verilen çocuğun psikolojik bir reaksiyonu idi.

Çocuğun sevgi ihtiyacı var ise ilgi çekmek için bu problemi çıkarabilir. Özellikle bu durumla birlikte daha çok dikkat çektiğinin farkına varan çocuk, davranışının devamında bilinç altı dahi olsa ısrarcı olabilir. Yeni doğan kardeşinin durumunu gözlemleyen ve ona yönelik ilgiyi gören çocuklar da bu türlü bir davranış gösterebilmektedir.

Bez bağlamak çocuğun bu davranışını destekleyeceği için bu türlü bir tavırdan kaçınılmalıdır. Anne baba, çocukları aşırı cezalandırıcı ve suçlayıcı bir tavırdan kaçınarak bu durumu onlarla konuşmalıdır. Çocuk altını ıslatmadığı zaman kendisine takdir ve övgü dolu sözler söylenmelidir. Ufak bir çizelge ile çocuğa bulut ve güneş çizdirmek de problemin çözümüne yardımcı olur.

Çizelgeye yataktan kuru kalktığı günler için güneş, ıslak kalktığı günler için bulut çizilir, güneşli günlerin sayısı arttığında çocuk ödüllendirilir.

Ayrıca idrar yolu enfeksiyonlarında çocuğun idrarını tutamama durumu söz konusu olabilir. İdrar yolu enfeksiyonu çocuğun altının ıslak kalmasına bağlı olarak da sonradan gelişebilir.

Sebepleri değerlendirmek için doktor yardımı gerekebilir. Çocuğun yaşına uygun, normal psikolojik gelişimi için bunun tedavi edilmesi gereklidir.

Altını ıslatan çocuklarda; arkadaşları tarafından alay edilme, okul ile ilgili programlara bu nedenle katılamama, yatılı olarak sosyal ortamlarda bulunamama, normal yaşma uygun psikolojik gelişimde zorluklar yaşama, strese karşı uygun olmayan bir cevabın pekişmesi, özgüven konusunda zorluklar gibi sorunlar yaşanabilir.

Yapılacak ayrıntılı değerlendirme sonrası ilâç tedavisi de dahil olmak üzere birçok tedavi metodu bu sorun yerleşmeden ve olumsuz psikolojik etkilere yol açmadan giderilmeye çalışılmalıdır.

Bu konuyla ilgili şöyle bir örnek verebiliriz: "Tarık 12 yaşında olmasına rağmen çocukluğundan beri hemen her gece altını ıslatmaktadır. Annesi artık çamaşır yıkamaktan yorulmuş olmasına rağmen doktora götürmemiştir. Çözüm olarak Tarık'ın altı bezlenmektedir. Tarık kendine karşı güvenini kaybetmeye başlamıştır. Çünkü sınıfında kendisi gibi sorunu olan başka bir çocuk bulunmamaktadır. Derken okulun düzenlediği yaz kampına katılıp katılmaması Tarık için büyük bir stres oluşturmuştur. Zaten her gün altını ıslatıp mahcup ve sinirli bir şekilde yatağından kalkmaktadır. Bir de kampa giderse orada da bu türlü bir sorundan dolayı bütün arkadaşlarının dalga geçeceğinden korkmaktadır. Yaz tatili yaklaştıkça Tarık'ın üzüntüsü daha da artmaktadır. Derken annesi onu doktora götürmeye karar vermiştir. Ama özellikle büyük annesi oğlunun (Tarık'ın babasının) da 15 yaşında kadar altını ıslattığını söyleyerek buna karşı çıkmıştır. Tarık da bu sorundan kurtulmak istediği için çocuk psikiyatristine gitmesi için annesinden istekte bulunmuştur. Tedaviye başvuran Tarık belli bir süre sonra bu problemden kurtulmuş ve mutlu bir şekilde yaz kampına katılmıştır. Annesi ise şu ana kadar boş yere zahmet çektiği için üzülse de oğlunun bu sorundan kurtulduğu için çok mutlu olmuştur."


ÇOCUĞUM, ÇOK. FAZLA İÇİNE KAPANIK NE YAPMALIYIM?
Çocuklar devamlı olarak sosyal bir gelişim gösterirler. Normal sosyal gelişim süreci içerisinde basta aile üyeleri olmak üzere diğer insanlar ile iletişim ve etkileşim önemlidir. Bu normal gelişim için kaçınılmaz bir durumdur. Bazı çocuklar gerek kişilik özellikleri gerekse sonradan etki eden faktörler sonucunda içe dönük, sosyal ortamlara ve alışılmadık mekânlara kolay adapte olamayan, genelde duygusal paylaşıma girmeyen, yabancı insanlardan tedirgin olan bir yapıda olabilirler. İçe kapanıklıkta genetik ve ailesel faktörlerin önemli ölçüde etkili olduğunu söylemek gerekir. Bu problem bazı psikiyatrik hâllerde görülebilir.

Anne babaların bu durumda yapmaları gerekenler:
- Sık sık çocuğa söz hakkı tanımaları
- Hemen her konuda onun kendisini ve duygularını ifade etmesine fırsat verilmesi
- Ona sık sık ne hissettiğini ne düşündüğünü sormaları
- Çocuğa değer vermeleri
- Konuştuğu zaman dinlemeleri
- Sık sık sosyal ortamlarla irtibatını sağlamaları
- Onu olduğu gibi kabul ederek sevgilerini sık sık belli etmeleri
- Çocuğun her şeyine müdahale etmeden ve çok eleştirici olmadan onun kendini ortaya koymasını sağlamaları
- Çocuklarını sık sık sosyal ortamlara çıkarmaları Arkadaşlıklarını ve sosyal ilişkilerini desteklemeleri Başarılarını onaylamaları ve takdir etmeleri önerilir. Devam eden durumlarda depresyon, sosyal fobi gibi bazı psikiyatrik tablolardan söz edilebilir. Bu durumların uygun bir şekilde tedavisi gerekir. Özellikle okul çağı ile beraber sosyal ilişkilerde sıkıntı olmaması için problemin çözümlenmeye çalışılması önemlidir.

İçe kapanık çocuklar kendilerini daha zor ifade edebilmekte, karşılaştığı zorluklar karşısında anne babalarına durumlarını zor ifade etmekte ve uzun vadede sorunlar karşısında daha fazla yıpranan kişiler olmaktadırlar. Örneğin; çocuk bir sorun ile karşılaştığında bu sorun onu oldukça etkilemesine rağmen sözel olarak duygularını en yakınlarına bile ifade edememektedirler. Özellikle okul öncesi dönemden itibaren olumlu bir anne baba çocuk ilişkisi içe kapanıklığın azalmasını sağlayabilir.


ÇOCUĞUM AŞIRI HAREKETLİ, BUNUN NEDENİ NE OLABİLİR?
Bazı çocuklar yaşıtlarına göre aşırı hareketli olabilirler. Bunun birçok nedeni olabilir. Genelde aşırı hareketli çocuk denince aklımıza hiperaktif çocuklar gelir. Çocukta aşırı hareketlilik her ortamda oluyor, yer ve zaman dinlemiyorsa, o zaman hiperaktiviteden şüphelenmek gerekir. Bu durumda çocukta dikkat eksikliğinin de olup olmadığına bakılması gerekir. Aşırı hareketli çocuklar devamlı kıpır kıpırdırlar, yerlerinde duramazlar, sanki bitmez bir enerjileri var gibidir. (Bu konudaki ayrıntıları hiperaktif çocuklar bölümünden öğrenebilirsiniz.)

Genelde aşırı hareketli çocukların durumu okula başladıkları dönemde belirgin bir şekilde fark edilir. Öğretmenden sık sık uyarı alınması ile anne baba olayın farkına daha da iyi varır. Bu durum çocuğun sosyal ilişkilerini ve ders başarısını etkiler. Normalde belli bir kapasitede olan bu çocuklar ders başarısızlığı ile karsımıza gelirler. Bu durumlarda ilâç tedavisi ve diğer tedavi yaklaşımları çocuğun geleceği açısından önemlidir.

Aşırı hareketlilik durumu çocuğun sıkıntı ve problemlerine bağlı da gelişebilir. Bazı psikiyatrik durumlarda çocuklarda bu türlü hareket artısına rastlayabiliyoruz. Bu durumda çocukta sıkıntıya bağlı olarak gelişmiş, yerinde duramama, hareketlilik artışı görülür. Altta yatan sıkıntının ve stres etkeninin halledilmesi ile çocuğun bu hareketliliğinde azalma görülür.

Böyle çocukların genelde anne ve babalarında da buna benzer bir hareketlilik çocukluk dönemlerinde olabilir. Bu türlü çocuğu olan anne babaların olaya gayet sakin yaklaşarak, bu hareketliliği ve çocuğun gelişimini iyi yönlendirmeleri gerekir. Aşırı hareketliliği yüzünden çok eleştirilen ve sosyal ortamlardan dışlanan çocuklarda, başka psikolojik problemler de oluşabilir. Bu çocukları sportif faaliyetlere yönlendirmek, olumlu ve faydalı uğraşlarla meşgul etmek, enerjilerini bazı hobilere kanalize etmek, dikkat eksikliği ve hiperaktivite durumu varsa tedavisini sağlamak önemlidir.

Aşırı hareketli çocukların sürekli "dur, yapma, sakin ol, dokunma, dikkat et" gibi yönlendirilmesi ve yargılanması çocukların kendilerine karşı özgüvenlerinin yetersiz olmasına neden olur. Bu çocuklar kendilerini olumsuz olarak hissedebilirler. O nedenle anne babaların bu çocukları baskı altına almaya çalışmaları, yargılamaları, eleştirmeleri oldukça sakıncalıdır. Burada hareketli çocuğu olan anne babalara bir tavsiyemiz var: "Çocuğunuzu evinize uygun hâle getirmek yerine, evinizi çocuğunuza uygun hâle getirin." Şehir hayatı kapalı mekânlar, dar alanlar, evdeki aşırı kırılacak eşya, adeta müze hâline getirilmiş evler bu çocuklar için uygun değildir. Hareketlilik durumunun çocuğun mizacından ileri geldiği düşünülerek daha olumlu bir şekilde yaklaşım sergilenmelidir.

Bu çocukların enerjilerini atabilecekleri ortamların sık sık sağlanması ve sportif faaliyetler ile desteklenmesi önemlidir. Unutulmamalıdır ki bu çocuklar, uygun sosyal ortam ve mekânlar sağlandığında daha az problem oluşturmaktadırlar. Dar ve çocuklar için uygun olmayan mekânlarda onlardan uyum beklemek uygun olmayacaktır. Enerjinin atılması bu çocukların ev içerisinde daha sakin olmalarını sağlayacaktır.

Burada bir örnek vermek istiyorum: "Tahsin 5 yaşında bir çocuktur. Doğumu normal olan Tahsin yürümeye başladığı andan itibaren enerjik ve kıpır kıpır olması ile dikkati çekmeye başlamıştır. Tahsin, hiperaktif bir çocuk olma yolundadır. Tahsin'in evi küçük bir ev olup onun hareket edebileceği yeterli alan yoktur. Sık sık eşyalar kırılmakta, Tahsin rahat hareket edemediği için etrafa zarar vermektedir. Hareketli ve kıpır kıpır olan Tahsin'e etraftan sürekli "dur, koşma, yapma, dokunma" gibi yönlendirmeler gelmektedir. Tahsin, giderek daha da hareketlenmiştir. Bu türlü olumsuz mesajlar onu kendine güvensiz hâle getirmiştir. Tahsin'in evinin civarında park ve bahçe olmadığı için gün içinde âdeta anne ve Tahsin arasında savaşlar yaşanmaktadır. Annesi birkaç kez Tahsin'i komşulara götürmeyi denemiş Tahsin orada da aşırı hareketliliğinden dolayı sorunlar yaşamıştır. Giderek hayat Tahsin ve annesi için çekilmez bir hâle gelmeye başlamıştır. Ailenin sosyal ilişkileri de giderek zayıflamaya başlamıştır. Tahsin çok fazla çocuk ile de muhatap olamamaktadır. Kendi yaşında çocukları gördüğünde onları iteklemekte, vurmakta ve nasıl oynayacağını bilememektedir. Aslında bunda Tahsin'in hiçbir suçu yok; çünkü annesi onu diğer çocukların yanma hiç götürmemiştir. Bu nedenle Tahsin onlar ile nasıl oynanır, nasıl oyun kurulur, bilememektedir. Derken anne bir komşusunun tavsiyesi ile çocuğunu bir uzmana götürmüş ve bu çocukların yönlendirilmesi konusunda danışmanlık almıştır. Yukarıda sıraladığımız tavsiyeleri uygulamaya başlamıştır. Onu bir anaokuluna gönderen anne ile Tahsin'in arası giderek düzelmiştir. Ev ortamı Tahsin'e uygun hâle getirilmiş, yeterli miktarda hareket alanı sağlanmıştır. Tahsin'e yöneltilen olumsuz mesajlar giderek azalmış ve Tahsin'in özgüven probleminin daha ağır olması engellenmiştir.

ÇOCUĞUMUN BAŞKALARININ YOĞUN ETKİSİ ALTINDA KALMADAN, KENDİNİ ORTAYA KOYMASI VE NORMAL KİŞİLİK GELİŞİMİ İÇİN NE YAPABİLİRİM?
Çocuklar devamlı gelişim içerisindedirler. Bu gelişimi etkileyen temel faktör en azından belirli bir yaşa kadar ailedir. Çocuğun kişilik gelişimi bir hayat boyu devam eder. Kişilik gelişiminin büyük bir kısmı erken yaşlarda tamamlanır. Bu durumda çocuğunuz birinci plânda anne baba ve çocuğa bakan kişiden, ikinci plânda evdeki diğer bireylerden, üçüncü plânda sosyal çevreden iyi veya kötü yönde etkilenecektir.

Anne babanın etkisi kardeşe göre çok daha fazladır. Ama iletişim ve etkileşim ortamı olan ailede küçük kardeş büyük ağabeyden veya abladan da etkilenecektir. Bu durum çoğu zaman iyi yönde bir etkileşim ile sonuçlanır ve iyi yönlendirilirse kardeş kıskançlığının önüne geçilir. Küçük çocuklar ağabeyinden veya ablasından birçok şeyi hızlı bir şekilde öğrenerek, gelişimini daha da pekiştirebilir. O nedenle küçük kardeşlerin büyüklerden daha avantajlı olduğunu söylemek yerinde olur. Büyük olanların yaş avantajı olduğu için küçük kardeş ister istemez öğrenme ve etkilenme olarak büyük kardeşi takip eder. Ama bu durum küçük kardeşin büyüğü rakip olarak algılayıp tamamen ona ters düşmesinden çok daha iyi bir seçenektir.

Eğer gelişim süreci içerisinde çocuğunuzun geri plânda kalmamasını ve kendini ortaya koyarak, kişilik özelliklerini geliştirmesini istiyorsanız; her çocuk için psiko-sosyal gelişim süreci içerisinde yapılması gerekli bazı tavsiyeleri yerine getirmeniz uygun olacaktır. Bu önlemler çocuğunuzun kendine olan güvenini artıracak, kendi kişilik özelliklerinin gelişmesini sağlayacak, onun psiko-sosyal gelişimini güçlendirecektir.

- Sık sık çocuğunuza yaşına uygun olarak yapabileceği görev ve sorumluluklar veriniz.
- Ona sık sık kendini nasıl hissettiğini sorunuz.
- Olaylar karşısında onun da fikrini ifade etmesini sağlayınız; ona kendi fikrini sorun ve onu düşünmeye sevk ediniz.
- Söylediği şeylere önem verdiğinizi hissettiriniz.
- Onun iyi yönlerini ve başarılarını takdir ediniz, ön plâna çıkarınız.
- Onun kabiliyetlerinin gelişmesine zemin ve imkân hazırlayınız.
- Hatalı davranışlarını konuşarak onu yargılamadan anlatmaya çalışınız, olayların ve yaptıklarının hatalı taraflarını fark etmesini sağlayınız.
- Sık sık onu sevdiğinizi ve onun aileniz için ayrılmaz bir parça olduğunu ifade ediniz.
- Onun kendini ifade etmesini kolaylaştırmak için karşılıklı olarak siz ona kendinizi ifade ediniz, ondan da kendini ifade etmesini isteyiniz. Sık sık karşılıklı konuşup sohbet ediniz ve duygusal paylaşımda bulununuz.
- Onun yapabileceği şeyleri kendisine bırakınız, onun yerine bazı şeyleri yapmayınız. Bu durum çocuğun kabiliyetlerinin gelişmesini yavaşlatarak kendini ortaya koymasını engeller.
- Onunla kaliteli ve hoş bir şekilde vakit geçiriniz.
- Onun, olaylar karşısındaki duygularına değer verdiğinizi belli ediniz.
- Onun sosyal ortamlardaki arkadaşlıklarını ve girişimlerini uygun olduğu ölçüde destekleyiniz.
- Onun aile içindeki bireylerle olan bağlarının kuvvetlenmesini sağlayınız.

Unutmayınız ki bu günün çocukları, yarınların büyükleri olacak. Çocuğunuzun bu günden itibaren davranış ve kişilik gelişimi iyi yönlendirilirse, gelecekte hem onun hem sizin için ideal olan gerçekleşmiş olacaktır.


spacer
açiklamali bölümler
Açıklamalı Bölümler
spacer
gorsel multimedia
Nasihat Öğütler
Namaz Dersleri
Pratik Elif-ba
Kolay Elif-ba
Kur'an Dersleri
Takipli Kur'an
Evliya Filmleri
Dini Sohbetler
Dini Menkıbeler
İlahi Kasideler
spacer
sesli multimedia
Tefsir Dersleri
Riyazus Salihin
Tam İlmihal Sesli
Mektubat Rabbani
Sesli İslam Tarihi
Peygamberimiz
Evliya Hayatları
Nasihatler
Bahri Kasideler
İlahi Kasideler
Sesli Sohbetler
Seslendirmeler
Ezan-ı Şerifler
İslami Şiirler
Tarih Serisi
Mehter Marşları
Telefon Zilleri
spacer