ana menü
Anasayfa
Güncel
Konular
Aile Kadın
Sesli Bilgi
Oku Dinle
Döküman
Download
Sayfalar
Dini Sözlük
Namaz Sureleri
Hadis Bahçesi
Dualar Pınarı
Masaüstleri
Uydudan Kıble
Sorduklarınız
Sitede Arama
Bizimle irtibat
Siteyi Önerme
Konuk Defteri
spacer
çocuk bahçesi
Müslüman Çocuk
Elif-ba Öğren
Sûreler Tâlimi
Çizgi Filmler
Harika Çocuklar
Ufkumu Aydınlat
Hikaye ve Masal
Tarih Sayfaları
Çocuk Radyosu
Nasreddin Hoca
Hacivat Karagöz
Fıkra Dünyası
Bilmeceler
Tekerlemeler
Çeşitli Maniler
Yanıltmacalar
Cinas - Telmih
Oyun Parkı
Yapbozlar
Flash Boyama
Dosya Çantam
Çocuk Defteri
spacer
sakat doğan çocuklar
SAKAT DOĞAN ÇOCUKLAR

Bazı okuyucularımız soruyorlar: Ana-babasının hatası, sarhoşluğu veya hastalığı sebebiyle, kör, topal, sağır, dilsiz, geri zekalı, sakat veya gayrı meşru olarak doğan bebeğin günahı nedir? Ana-babası kâfir olan ve kâfir bir ülkedeki bir çocuğun İslamiyeti öğrenmesi çok zor olduğuna göre, bunlar çocuğun aleyhine değil midir?

Hakiki Müslüman, Allahü teâlânın rızasından başka muradı olmayan kimsedir. Allahü teâlâ emrettiği için rızk kazanmaya çalışılır. Çalışırken ibadetlerini terk etmez ve haram işlemez. Kazanırken de, kazandığını sarf ederken de dinimize uyar. Böyle kimseye zenginlik de, fakirlik de faydalı olur. Fakat böyle olmayan kimse, Allahü teâlânın kaza ve kaderine razı olmaz. Fakir olunca az diye itiraz eder. Zengin olursa, doymaz, daha ister. Kazandığını haramlara sarf eder. Zenginliği de fakirliği de, dünyada ve ahirette felaketine sebep olur.

Körlük, topallık ve diğer sakatlıkların faydalı veya zararlı olması insandan insana değişir. Kimi, Allahü teâlânın takdirine razı olduğu için sonsuz olarak Cennet nimetlerine kavuşur, kimi de razı olmadığı için sonsuz olarak Cehennemde cezaya müstehak olabilir. Bir kimse kendisi için sakatlığın faydalı veya zararlı olduğunu bilemez.

Bir arkadaş, fakültede okurken son sınıfta kaldı. Sonra yeni arkadaşlarla tanışma mecburiyeti hasıl oldu. Bunların içinde salihlerle beraber olduğu için, kötü yolu bırakıp doğru yolu buldu. Görünüşe göre onun sınıfta kalması kötü idi. Fakat salih arkadaşlarla tanışması dünya ve ahiret saadetine sebep oldu.

Bazısı illa son model bir arabasının olmasını ister. Arabayı alıp çoluk çocuğuyla bir dereye uçabilir. Onun için illa bir şeyin olmasını değil, hayırlı olmasını istemelidir!

Çocuğun sakat olarak doğmasında kendi günahı yoktur. Eğer bunda ana-babasının kusuru varsa, günahı onlara aittir. Kör bir kimse, eğer kör olmasaydı kötü işler peşinde gezip dünya ve ahiretini mahvedebilirdi. Kimi de kör olduğu için isyan edip Yaratıcının takdirine razı olmaz, ebedi felaketine sebep olur.

Doğuştan veya sonradan kör olan bir müslüman, Cennete gider. İki hadis-i şerif meali:
(Allahü teâlâ, iki gözü olmayan müslümanı Cehenneme koymaz.) [Taberani]


(A’ma, sabrederse, Allahü teâlâ mükafat olarak ona Cenneti verir.)
[Buhari]

Yalnız gözü olmayan değil, diğer sakatlıkları olan da sabrederse, ölürken, kabirde ve mahşer yerinde sıkıntı çekmeden Cennete girer. Cennette ise sakatlık yoktur. İmansız olan, sağlam da sakat da olsa, yeri sonsuz olarak Cehennemdir.

Adaletle ihsanı karıştırmamalıdır! Herkese, fazlası ile adalet yapılmıştır. Akıl-baliğ olmadan ölen kâfir çocukları Cehenneme girmez. İslamiyet’i duymadan ölen kâfirler de girmez. Bunlar, İslamiyet’i, Cenneti, Cehennemi işittikten sonra, öğrenmez, inat edip inanmazsa, o zaman azap görür.

Çevrenin etkisi
Akıl-baliğ olanlar, ana-babanın, çevrenin etkisi altında kalmaz. Eğer kalsaydı, yıllardır İslam ülkelerinde, İslam terbiyesi ile yetişen müslüman çocukları, İslam düşmanlarının yalan ve iftiralarına aldanmaz, dinsiz olmazdı. Bunlar, akıl-baliğ olunca dinden çıkıyor. Ana-babasına, gerici diyerek alay ediyorlar.

Bu acı misaller, ana-babanın verdiği terbiyenin devamlı olmadığını açıkça göstermektedir. Bunun içindir ki, bugün dinden çıkmak, bütün dünyayı saran feci bir akım halindedir. Genç, ihtiyar, bu felakete kapılmayan pek az kimse kalmıştır.

Diğer taraftan, birçok kâfirler, ilim, fen adamları müslüman oluyor. Pek az olsa da, dinini değiştirmeyenlerin bulunması, ana-baba terbiyesinin etkisinin, bazen de devamlı olduğunu gösteriyor. Bir çocuğun müslüman evladı olması, İslam terbiyesi ile yetişmesi, Allahü teâlânın bir ihsanıdır. Kâfir çocuklarına bu ihsanı yapmıyor. Fakat, kimseye ihsan yapmaya mecbur değildir. İhsan yapmamak zulüm olmaz. Mesela, bakkaldan bir kilo pirinç alsak, tam bir kilo tartması adalettir. Noksan tartarsa zulüm olur. Biraz fazla verirse ihsan olur. Bu ihsanı istemek, kimsenin hakkı değildir.


spacer
açiklamali bölümler
Açıklamalı Bölümler
spacer
gorsel multimedia
Nasihat Öğütler
Namaz Dersleri
Pratik Elif-ba
Kolay Elif-ba
Kur'an Dersleri
Takipli Kur'an
Evliya Filmleri
Dini Sohbetler
Dini Menkıbeler
İlahi Kasideler
spacer
sesli multimedia
Tefsir Dersleri
Riyazus Salihin
Tam İlmihal Sesli
Mektubat Rabbani
Sesli İslam Tarihi
Peygamberimiz
Evliya Hayatları
Nasihatler
Bahri Kasideler
İlahi Kasideler
Sesli Sohbetler
Seslendirmeler
Ezan-ı Şerifler
İslami Şiirler
Tarih Serisi
Mehter Marşları
Telefon Zilleri
spacer