ana menü
Anasayfa
Güncel
Konular
Aile Kadın
Sesli Bilgi
Oku Dinle
Döküman
Download
Sayfalar
Dini Sözlük
Namaz Sureleri
Hadis Bahçesi
Dualar Pınarı
Masaüstleri
Uydudan Kıble
Sorduklarınız
Sitede Arama
Bizimle irtibat
Siteyi Önerme
Konuk Defteri
spacer
çocuk bahçesi
Müslüman Çocuk
Elif-ba Öğren
Sûreler Tâlimi
Çizgi Filmler
Harika Çocuklar
Ufkumu Aydınlat
Hikaye ve Masal
Tarih Sayfaları
Çocuk Radyosu
Nasreddin Hoca
Hacivat Karagöz
Fıkra Dünyası
Bilmeceler
Tekerlemeler
Çeşitli Maniler
Yanıltmacalar
Cinas - Telmih
Oyun Parkı
Yapbozlar
Flash Boyama
Dosya Çantam
Çocuk Defteri
spacer
Dikensiz Gül Bahçesi

DİKENSİZ GÜL BAHÇESİ

Bir varmış, bir yokmuş. Kuşların içinde hem görünüşü hem de sesiyle ünlü bir bülbül varmış. Adı Sarı Bülbül’müş. Sarı Bülbül, güllerin aşkıyla yanar, nerede bir gül görse etrafında dönermiş. Hergün sabah erkenden kalkar, gül dalında güzel şarkılar söylermiş.

Bir gün;
- Başkalarının bahçelerine gideceğime kendim bir gül bahçesi yetiştireyim, diye düşünmüş.

Çok kısa zamanda düşündüğünü gerçekleştirmiş. Sahipsiz ve ıssız bir dağı gül bahçesine çevirmiş bir yılda. O dağın adı da Gül Dağı olmuş. Artık sabah akşam güllerin arasında geziyor, en güzel şarkılarını neşeyle söylüyormuş. Gökkuşağı, gökyüzünden bakıp da rengârenk gülleri görünce şaşırıp kalıyormuş. Sonra da kendi kendine;

- Allah Allah! Ben sadece gökyüzünde gökkuşağı olur zannediyordum. Yeryüzünde olanı da yeni gördüm, diyormuş.
Gel zaman, git zaman Gül Dağı’nın güzelliği dillere destan olmuş. Oralardan her geçen kısa süre de olsa şöyle bir uğruyormuş. Bir gece Kara Cadı da kara kanatlarını açarak gelmiş oraya. Gördüğü güzellikler karşısında çok kızmış.

-Benim olduğum bir yerde nasıl böyle bir güzellik olur! Bütün güller uyusun, dikenleri mızrak gibi büyüsün, deyip kara kanatlarıyla şöyle bir geçmiş Gül Dağı’nın üzerinden.

En güzel şarkılarını söylemek için sabah erkenden kalkan Sarı Bülbül, gördükleri karşısında şaşırıp kalmış. O günden sonra ne bülbülün sesini duyan ne de güllerin güzelliğini gören olmuş.

Kötü haber çabuk duyulur, derler. Bu haberi ilk duyan da Sevgi Perisi olmuş. Bir sabah uçtuğu gibi gelmiş Gül Dağı’na. Araya araya Sarı Bülbül’ü bir dikenin üzerinde ağlarken bulmuş.

Sarı Bülbül olup bitenleri anlatmış. Sevgi Perisi’nin gözlerinden inci güzelliğinde yaşlar dökülmüş. Yaşların döküldüğü yerdeki dikenlerin yok olduğunu gören bülbül çok sevinmiş. Bunun üzerine Sevgi Perisi;

- Bülbül kardeş, bütün dikenleri yok etmeye ne benim göz yaşlarım yeter ne de pınarların suları. Bunun başka bir yolu var ama yapmak çok zor...

Sarı Bülbül, kanatlarına sarılıp yalvarmış Sevgi Perisi’ne;
- Ne olursun söyle çaresini! Bu uğurda canımı vermeye hazırım. Ben güller olmadan yaşayamam!..

Sevgi Perisi anlatmaya başlamış;
- Kafdağı’nda bir Sevgi Denizi vardır. O denizin suyundan getirip güllerin üzerine dökersek dikenler yok olur. Güller de eski hâline gelir. Ama o kadar suyu getirmek kolay değil. Ancak güneşin ve rüzgârın yardımıyla olur bu iş.

Sevgi Perisi bunları söyler söylemez Sarı Bülbül deli gibi uçmaya başlamış güneşe doğru. Bir yandan ağlıyor, bir yandan uçuyormuş. İyice yaklaşınca güneş;

- Ey güzel bülbül, daha fazla yaklaşma yanarsın! Ne derdin varsa söyle de yardımcı olalım, demiş.

Sarı Bülbül de anlatmış Sevgi Perisi’nin söylediklerini. Güneş üzülmüş bütün olanlara.
- Tamam canını sıkma. Ben şimdi ışıklarımı Sevgi Denizi’ne gönderir, suyunu buharlaştırırım. Onlar bulut hâline gelince de rüzgâr kardeşe söylerim. O da bulutları getirir Gül Dağı’na, demiş.

Sarı Bülbül büyük ümitlerle Gül Dağı’na dönmüş ve beklemeye başlamış. Bir saat, iki saat beklemiş ama ne gelen ne giden olmuş. Bu arada yorgunluktan uyuyakalmış. Yavaşça yağan bir yağmurun ve hafifçe esen bir rüzgârın sesiyle kendine gelmiş.

Kendine gelir gelmez hem sevinmiş hem de şaşırmış. Çünkü koca koca dikenler, yağmur taneleri üzerlerine düştükçe küçülmeye başlamış. Hatta kısa zaman sonra hiç diken kalmamış.

Gül Dağı eskisinden daha güzel olmuş. Onu görmek için daha çok gelip giden oluyormuş. Tabii Sarı Bülbül de eski neşesine kavuşmuş ve güzel şarkılar söylemeye başlamış;

"Güle can ver,
Bülbül ol güle can ver.
Gül senden can isterse,
Sen güle güle can ver."

Gül Dağı’nın eskisinden daha güzel olduğunu ve Sarı Bülbül’ün neşeyle şarkı söylediğini gören Sevgi Perisi de çok mutlu olmuş. Benim bu masalı yazdığımı görünce gelip kulağıma;

- Masalcı kardeş, güllere en çok benzeyen varlıklar çocuklardır. Aman dikensiz olmaya çok dikkat etsinler, diye fısıldadıktan sonra bana binlerce gül verdi.
Ben de o gülleri annelerinize verdim, gül yanaklarınıza takmaları için...


spacer
açiklamali bölümler
Açıklamalı Bölümler
spacer
gorsel multimedia
Nasihat Öğütler
Namaz Dersleri
Pratik Elif-ba
Kolay Elif-ba
Kur'an Dersleri
Takipli Kur'an
Evliya Filmleri
Dini Sohbetler
Dini Menkıbeler
İlahi Kasideler
spacer
sesli multimedia
Tefsir Dersleri
Riyazus Salihin
Tam İlmihal Sesli
Mektubat Rabbani
Sesli İslam Tarihi
Peygamberimiz
Evliya Hayatları
Nasihatler
Bahri Kasideler
İlahi Kasideler
Sesli Sohbetler
Seslendirmeler
Ezan-ı Şerifler
İslami Şiirler
Tarih Serisi
Mehter Marşları
Telefon Zilleri
spacer